Satrançta “zevok”, bir taşı açıkta bırakıp sonra da uzun uzun boşluğa bakarak “Ben bunu neden yaptım?” diye anlamaya çalıştığın andır.
Ama Magnus Carlsen, Doha’daki rapid dünya şampiyonasında bu terime ikinci bir anlam daha ekledi — insani bir anlam. Çünkü Vladislav Artemyev’le oynayacağı parti öncesinde, sanki onu “15+10”luk tura değil de “15 saat uykusuz” bir tura kaldırmışlar gibi görünüyordu.
Ve sonra asıl olan oldu: 7. turda Carlsen, Artemyev’e yenildi.
Artemyev “fırsatı kaçıracak” biri değil
Vlad, hızlı formatlarda kendini en rahat hisseden büyükustalardan: gereksiz tiyatro yok, hızlı, inatçı, net, işini yapan biri.
Ve burada Norveçli gerçekten bir şans verdi — FIDE açıkça Magnus’un daha 15. hamlede ciddi bir hata yaptığını yazıyor ve bunun bedeli ağır oldu.
Rapidde bu neredeyse ölümcül bir hikâye: tek bir dikkatsiz an — ve parti, gözünü kırptığın anda Doha’daki bir taksi gibi uzaklaşıp gider.

Kamera da nasibini aldı
Yenilginin ardından Carlsen “her şey normal, spor bu” rolüne girmedi. Salondan sertçe çıktı — ve çıkışta, neredeyse yüzünün içine kamerayla girmeye devam ettiklerinde kamerayı itti. Reuters bunu yenilgiye verilen duygusal bir tepki olarak anlatıyor ve resmî bir şikâyet olmadığı sürece FIDE’nin olayı büyütmeyeceğini doğruluyor.
Bu arada, Magnus’un duygularının dışa vurulduğu ilk an değil — Reuters, onun turnuvalardaki son çıkışlarını da hatırlatıyor.

Peki turnuva tablosunda durum ne — “her şey bitti” mi, yoksa hâlâ oynuyor muyuz?
Spoiler: hâlâ oynuyoruz.
İki günün (13 turun 9’u) ardından tablo şöyleydi:
- Artemyev ve Hans Niemann — liderler, 7,5/9
- Carlsen — 7/9 ile takipçi grubunda; yani yarım puan geride
Ve evet, Magnus bu yenilgiden sonra toparlandı ve sonraki iki partisini kazandı — uzun uzun “kendini arama”lara girmeden yeniden yarışın içine döndü.

Bu bölüm neden bu kadar kusursuz tuttu
Çünkü bu satrancın ta kendisi: bir numara olabilirsin, yorulabilirsin, “formda olmayabilirsin” — ama tahta yine tek bir soru sorar: şu anda isabetli misin, değil misin?
İşte o anda Artemyev daha isabetliydi. Carlsen ise… en azından uyandı.







